TERAVİH NAMAZININ FAZİLETLERİ- Deliller ve Kaynaklar (2) Her Bir Günün Teravih Namazı Hakkında Ayrıca Özel Faziletler Var mıdır?

17 Mart 2025 1321

TERAVİH NAMAZININ FAZİLETLERİ- Deliller ve Kaynaklar (2)

Her Bir Günün Teravih Namazı Hakkında Ayrıca Özel Faziletler Var mıdır?

Her bir günün teravih namazı hakkında ayrıca özel faziletler şu şekilde anlatılmaktadır: 1. Gece teravih namazı kılan kişi anasından doğduğu günkü gibi günahlarından temizlenir.2. Gece teravih namazı kılanın ve mü’min olan ana ve babasının günahları affedilir.3. Gece teravih namazını kılana Arş’ın altındaki melekler müjdeleyerek derler ki: “Ey falan kişi! Sana müjde olsun ki, Allah Teala senin amelini kabul edip umduğuna nail eyledi.” 4. Gece teravih namazını kılana …30. Gece teravih namazını kılana… Bu rivayetlere kaynak olarak gösterilen kitaplar:

– Kitabu’l-Mevâ’iz ve Funûni’l-Mecâlis, Hüseyin b. Muhammed b. Abbas ez-Zeccaci, kitabın yazma nüshası elimizde mevcuttur.

– Mecalisu’l-Va’z ve’t-Tezkîr, İsmail Hakkı Bursevi, (İ.B.Belediyesi, A. Kitaplığı, no: 245, s. 88-90)

– Dürretü’l-Vâizîn/ Dürretü’n-Nâsihîn, Osman el-Hobevî, (Kahire, Mustafa el-Babi’l-Halebi, 1372, s. 18)

– Mecâlis-i Hayriyye ve Mefâtîh-ı İlmiyye, Muhammed Hayri b. Mehmed Nazif el-İstanbulî, İstanbul: Dersaadet Matbaası, 1321(1903), s. 28.

Her bir günün teravih namazı için özel faziletler hakkında bilgi verenler bu bilgileri üç farklı biçimde aktarmaktadır:

1) Bazıları Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sözü olarak yani hadis-i şerif diyerek: Dürretü’l-Vâizîn/ Dürretü’n-Nâsihîn, Osman el-Hobevî, (Kahire, Mustafa el-Babi’l-Halebi, 1372, s. 18)

2) Kimileri hz. Ali efendimize (radıyallahu anh) nispet ederek, mevkuf hadis olarak (Kitabu’l-Mevâ’iz fî Funûni’l-Mecâlis, v. 114)

3) Diğer başkaları da hiç kimseye nispet etmeden sadece fazilet olarak aktarmaktadır.  Mecâlis-i Hayriyye ve Mefâtîh-ı İlmiyye, Şehrî Muhammed Hayri b. Mehmed Nazîf  el-İstanbulî, İstanbul: Dersaadet Matbaası, 1321(1903), s. 28.

Bu çelişkili durum söz konusu rivayetlerin asıl kaynakları hakkında kesin ve net bilgiler olmadığını gösteriyor.

Rivayetleri İnceleme

– Bu faziletleri üç farklı şekilde aktaranların hiçbirinde senet yoktur, senedi olmayan rivayetlerin muteber olup olmadığı hakkında kesin ve doğru bilgi vermek için elimizdeki veriler yetersizdir.

– Bazı kimseler her bir günün teravih namazı hakkındaki faziletleri bildiren bilgileri İmam Gazali’nin (rahimehullah) İhyau Ulûmi’d-Din kitabına atfederek anlatıyor ama İmam Gazali’nin İhyau Ulûmi’d-Din ile diğer kitaplarında bu konudaki rivayeti araştırdık ama hiçbirinde bulamadık. İhyau Ulumi’d-Din üzerine yazılan İthafu’s-Sadeti’l-Muttekin (Zebidi) ve el-Muğni an Hamli’l-Esfar fi’l Esfar (Iraki) isimli kitaplarda da araştırdık fakat yine bulamadık.

– İmam Gazali, İhya’ da teravih namazının bayram namazları kadar faziletli olmadığını belirtmekte ve teravih namazını tek başına kılmak mı faziletlidir? Yoksa cemaatle kılmak mı daha faziletlidir? Konusunda alimler ihtilafa düşmüşlerdir, demektedir. (İhyau Ulumi’d-Din, Beyrut: Daru’l-Ma’rife, 1402, c. 1, s. 202). Bayram namazları hakkında, her bir günün teravih namazı hakkında iddia edildiği gibi çok fazla kapsamlı faziletler şeriatta varid olmadığına göre teravih namazı hakkında anlatılan bu tür faziletlerin de olmadığı anlaşılmış oluyor.

İhyau Ulumi’d-Din şerhi İthafu’s-Sadeti’l-Muttekin sahibi imam Zebidi (rahimehullah) İhya’ daki teravih namazı bölümüne yaptığı şerhte farz namazlardan başka diğer namazların hangisinin daha faziletli olduğu konusunda dört mezhepten alimlerin ihtilafı olduğunu belirtmiş ve bu ihtilafları uzun uzun anlatmıştır. Teravih namazının fazilet açısından derecesinin diğer nafile nafile namazlardan sonra geldiğini söyleyen alimler olduğunu kaynaklarıyla beraber zikretmiştir (İthafu’s-Sadeti’l-Muttekin, Mısır: Daru’l-Ümmet, 2003, c. 3, s. 414- 417).

Aynı konuyu imam Takıyuddin Subki’ de Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih isimli eserinde ele almış, 15 sayfa (160- 175. sayfalar arası) “nafile namazların hangisi daha faziletlidir?” konusunda alimlerin görüşlerini, delillerini ve birbirlerine yaptıkları itirazlar ile bu itirazlara verilen cevapları zikretmiştir. Dört mezhebin her birinde muteber kabul edilen pek çok alimin nafile namazlardan hangisinin daha efdal/ faziletli olduğu konusundaki farklı farklı görüşlerden anlaşılmaktadır ki, her bir günün teravih namazının faziletleri hakkında bu kadar çok kapsamlı faziletleri bildiren rivayetlerin şeriatta sabit olmadığıdır. Eğer sabit olsaydı, bu kadar çok muteber alim teravih dahil hangi nafile namazın daha faziletli olduğu konusunda ihtilaf etmezdi. Çünkü her bir günün teravih namazı hakkında iddia edilen faziletler o kadar aşırı derecededir ki, teravih namazından başka geriye kalan bütün nafile namazların, vacip namazlar ile farz namazlarının hepsinin toplamında olmayan pek çok faziletleri içerdiği iddia edilmektedir.

– Bu tür faziletlere kaynak olarak gösterilen kitaplar vaaz ve nasihat hakkında yazılan kitaplardır. “Faziletli ameller hakkında belli-başlı şartların yerine getirilmesi durumunda zayıf rivayetlerle de amel edilebilir” prensibinden/ kaidesinden hareketle, zayıf olan rivayet ve menkıbeleri kitaplarına bolca almış olmalarına rağmen pek çok rivayeti senetsiz ve mesnetsiz zikrettikleri için bu tür rivayetlerin delil olma değerine (delil olarak dikkate alınıp- alınmayacağına) haiz olup- olmadığını tespit etmek için çok kapsamlı, oldukça geniş ve bayağı uzun zaman gerektiren araştırmalar, inceleme ve çalışmaların yapılması gerekmektedir. Biz burada -sadece- her bir günün teravih namazı hakkındaki faziletleri ele alarak değerlendirebildik.

Ayrıca -yapabildiğimiz araştırmalar ölçüsünde- söz konusu faziletler hakkındaki rivayetlerin keşif ve ilham yoluyla sabit olduğunu da söyleyen, belirtenler olduğunu henüz tespit edemedik. Şayet keşif ve ilham yoluyla sabit olduğu söylense -var olduğu kabul edilse- bile aynı mesele hakkında şeriatta o kadar çok sağlam ve muteber delil vardır ki, keşif ve ilham yoluyla sabit olanların bunlarla çelişmeme, ters düşmeme şartı vardır. Keşif ve ilhamla sabit olan bilgileri kabul edenler (biz de kabul ediyoruz) bu tür bilgilerin makbul olabilmesi için belli- başlı şartlara bağlı olduğunu belirtmişler, o şartlara uymayan keşif ve ilham kaynaklı bilgilerin geçerli olmadığını söylemişlerdir. Söz konusu şartlardan biri de keşif ve ilham yoluyla sabit olan bilgilerin şeriatta muteber delil, ölçü ve esaslarla sabit olan bilgilerle çelişkiye düşmemesidir, eğer çelişkiye düşerlerse muteber olarak kabul edilmezler. (Mektubat-ı İmam Rabbani, c.1, 43. ile 112. Mektuplar)

– “Amellerin faziletleri” hakkında İslam uleması pek çok muteber kitap yazmışlar, bu kitaplara da o alanın uzmanı alimler tarafından pek çok şerhler yazılmıştır. Özellikle faziletler hakkında yazılan bu kitaplarda yaptığımız uzun araştırmalarda da teravih namazının her bir günü için ayrıca özel zikredilmiş faziletler hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadık. (Örnek: Hadis alimi Dıyauddin/ Ziyauddin el-Makdisi (v.643, rahimehullah) Fazailu’l-A’mal (Amellerin Faziletleri) isimli bir kitap kaleme almış ve bu esere Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed b. Salim es-Seffârînî (ö. 1774, rahimehullah) Tenadulu’l-Ummal fi Şerhi Fazailu’l-A’mal ismiyle 8 cilt olarak (basılan) geniş bir şerh yazmıştır, müellif aynı zamanda tasavvuf ehlidir (Tenadulu’l-Ummal fi Şerhi Fazailu’l-A’mal, Katar: Vuzaratu’l-Evkaf, 1439, c. 1, s. 53)

– Teravih namazı hakkında yazılan müstakil eserlerde de bu tür faziletler hakkında malumat bulamadık. Teravih namazı hakkında yazılan müstakil eserlerden bazıları şunlardır:

1- Kitabu Salati’t- Teravih, Sadruşşehid, Husameddin Ömer b. Abdulaziz İbni Maze (v. 536, rahimehullah), Hanefi fukahasının önde gelen isimlerindendir. Söz konusu bu risale Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih isimli kitapla birlikte basılmıştır, yayınevi: Cemiyyetu Daru’l-Birr, Dubai, 2022.

2 – Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih, müellif: Ali b. Abdulkafi Takıyuddin es-Subki (v. 756, rahimehullah), yayınevi: Cemiyyetu Daru’l-Birr, Dubai, 2022. Müellif Takıyuddin es-Subki teravih namazı hakkında epey müstakil kitaplar yazmıştır. Bunlardan günümüze ulaşanlardan ve en geniş kapsamlılardan biri olan Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih’i yazma sebebini müellif şöyle anlatır: “Hz. Ali radıyallahu anh efendimiz vaktiyle Ramazan’ın ilk günü mescide gelir, cemaatle teravih namazı kılanların kıraatını işitir ve kandillerin mescidi aydınlattığını görünce: ‘-Ramazan’da teravih namazlarının cemaatle kılınmasını salık vererek- Kur’an-ı Kerim ile mescitleri aydınlattığı gibi Allah Teala da hz. Ömer’in kabrini aydınlatsın’ buyurur. Bu münasebetten dolayı kitabımıza “Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih” (Teravih Namazı Hakkında Kandillerin Aydınlığı) ismini vermek uygun oldu.” (Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih, s. 298)

3 – el-Mesabih fi Salati’t-Teravih, Celaleddîn es-Suyuti (v. 911, rahimehullah)

4– Risaletun fi’t-Teravihi ve’l- Vitri, Kasım İbni Kutluboğa, Mecmuatu Resaili Kasım İbni Kutluboğa, Müessesetu Daru’n-Nevadir, Suriye, 1434, s. 239.

5- Hedyu’n-Nebeviyyi’s-Sahih fi Salati’t-Teravih, Muhammed Ali es-Sabuni (v. 2021, rahimehullah)

Bu eserlerden özellikle Dav’u’l-Mesabih fi Salati’t-Teravih sahibi imam Subki (rahimehullah) -kendisi aynı zamanda sofi/ tasavvuf ehlidir- teravih namazı hakkında varid olan hadisleri özel bir bölümde senetleriyle birlikte 23 sayfa (71- 94 arası) ele almış fakat her bir günün teravihi için fazilet bildiren herhangi bir rivayetten bahsetmemiştir. Şu konuyu özellikle hatırlatmak isteriz ki, imam Subki sadece teravih namazı hakkında yazdığı bu kitaba hz. Ali’den (radıyallahu anh) teravih hakkında nakledilen bir sözünü esas alarak isim vermiştir. Yani Hz. Ali Efendimizin teravih namazı hakkında söylediklerine son derece vakıftır. Ayrıca teravih namazının faziletlerini nasıl anlamamız gerektiğini, nasıl anlarsak doğru anlamış olacağımızla de ilgili ayrı bir bölümde tafsilatlı malumatlar verir (sayfa 99).

İmam-ı Suyuti’ nin (rahimehullah) hadis ilmindeki geniş bilgisi ve derin vukufiyetiyle meşhurdur ve ayrıca faziletli ameller konusuna çok önem veren bir alim olmasına rağmen her bir günün teravih namazıyla alakalı hiçbir faziletten bahsetmemiştir, üstelik teravih namazı hakkında müstakil bir risale yazmasına rağmen.

Dirayet Yönünden Değerlendirme

–  Her bir günün teravih namazı hakkındaki faziletler çok aşırı abartılı bir şekilde gösterilmektedir. Örneğin: 9. Gece teravih kılan: Hz. Davûd’ un (aleyhi’sselam) ibadeti ve Rasulullah Efendimiz’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) tâati kadar Allah Teâlâ’ya ibadet etmiş gibidir. 10. Gece teravih kılan kimse: Allah Teâlâ kendisine dünya ve ahirette selâmet nasip eder ve iki cihanın hayırlarını bahşeder. Ayrıca yetmişbin ve daha fazla kişi hakkında şefaatçi kılınır. 29. gece teravih namazını kılana hz. Eyyüb peygamberin (aleyhı’sselam) sabır sevabı ihsan edilir ve bütün günahları bağışlanır.” denilmektedir ki, nafile namazlar hakkında bu kadar aşırı abartılı şeylerin gerçekle, hakikatle bağdaştırmak hem ilmen hem de aklen imkânsız görünmektedir. Bu tür ifadeler her bir günün teravihi hakkındaki faziletlerin aşırı mübalağa ile asıl mecrasından çıkarıldığının göstergesidir. Şöyle ki, İslam uleması bütün Ramazan boyunca kılınan teravih namazlarının toplamına verilen günahlardan temizlenme fazileti ile Kadir gecesini ihya etmek hakkında varid olan günahlardan temizlenme faziletini mukayese etmişler ve her iki durumda da söz konusu faziletin gerçekleşeceğini belirtmişlerdir. Şu kadar var ki, Kadir gecesinin tam olarak hangi gün olduğunu tayin etmek mümkün olmazken bütün Ramazan’ı teravih kılarak ihya etmenin her ikisine de şamil olacağını söylemişlerdir. (Fethu’l-Bari, İbni Hacer el-Askalani, c.4, s. 266-67) İslam uleması buna benzer bir kıyaslamayı, bu gibi bir karşılaştırmayı Ramazan gecelerini ihya etmenin faziletleri hakkındaki başka rivayetler arasında yapmamıştır. Bu da demek oluyor ki Ramazan gecelerini ihya etme hakkındaki rivayetlerin sadece muteber ve sağlam olanları değerlendirmeye alınıyor, ilmi kriterlerden geçiriliyor. Diğerleri ise değerlendirmeye alınmıyor.

Sonuç olarak her bir günün teravih namazı hakkındaki rivayetleri muteber alimlerin konu hakkındaki görüşleri esas alınarak, İslami ilimler usül ve esaslarına uygun değerlendirilmesine göre bu tür rivayetlerin delil olma değeri açısından yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Yani, söz konusu rivayetler İslam dinine göre dikkate alınacak, itibar edilecek, kendisinden faziletler beklenebilecek niteliklere/ özelliklere sahip değildir. Teravih namazı hakkında ilk makalemizde zikrettiğimiz muteber ve sağlam deliller kafidir, bunları hakkıyla, ihlasla yerine getirmek yeterlidir. Dolayısıyla teravih namazı Ramazan geceleri için çok önemli bir ibadettir, sünnet-i müekkededir, Müslümanların bu konuda asla gevşek davranmaması gerekir.

Eğer şöyle bir şey denilirse: “Günümüzde insanlar teravih namazı konusunda çok gevşek davranıyor, her günün teravih namazı hakkındaki rivayetleri insanları teravih kılmaya teşvik etmek için anlatıyoruz, teravih namazı kılsınlar, diye bu kadar abartılı faziletlerden bahsediyoruz.” Cevaben şöyle deriz: Farz namazlar teravih namazından tartışmasız çok daha önemlidir, daha önceliklidir. Günümüzde Müslümanların çoğu farz namazları kılmıyor maalesef, öyleyse insanlar farz namazları kılsınlar diye hangi tür rivayetler anlatılmalıdır? Ya da anlatılacak şeylerin İslam’a uygun olması gerekmez mi? Günümüzde “sırf cemaat teravih namazına gelsin” diye ne yazık ki namazın tadil-i erkanına hiç riayet etmeden, kıraat kuralları hiçe sayılarak çok hızlı bir tempoda teravih namazı kıldığını zannedenler var! Gerçekte böyle bir namaz kılma şekli İslam’ da yok! Aman cemaat kaçmasın, cemaat bıkmasın diye namaz aslından çıkarılıyor ve böyle bir şey de asla ibadet olmuyor. Ramazan’ da teravih kılmaya gelenler Ramazan’ dan sonra farz namazları kılmıyor maalesef! Müslümanları teravih namazına teşvik etmek için teravih namazı hakkında varid sağlam ve muteber deliller gayet yeterlidir, İslam dininde olmayan şeylere tevessül etmeye gerek yoktur.

Burada şu konulara özellikle dikkat çekmemiz gerekiyor, ayrıca tembih etmemiz elzem oluyor ta ki birtakım yanlış anlaşılmalara mahal verilmesin, konu asıl mecrasından çıkarılıp alakası olmayan başka yerlere çekilmesin:

a) Burada ele aldığımız konu sadece teravih namazının faziletleri hakkındadır, başka konulara temas edilmemiştir. Dolayısıyla tasavvuf kitaplarındaki hadislerle ilgili herhangi bir konuyu kapsamamaktadır. Tasavvuf kitaplarındaki hadislerle alakalı mevzulara temas edilmemiştir.

b) Konu değerlendirilirken özellikle tarikat ehli/ sofi olan alimlerin değerlendirmeleri, konu hakkında ne söyledikleri esas alınmıştır. Başta imam Gazali olmak üzere, imam Takıyuddin Subki ve imam Zebidi’ nin (rahimehumullah) eserlerinden konu hakkında nakiller yapılmıştır.

c) İsmail Hakkı Bursevi (rahimehullah) tarikat ehli, faziletler konusunda eser kaleme alan bir zat olup aynı zamanda hadis usulünde muteber bir kaynak olan meşhur Nuhbetu’l-Fiker isimli kitaba da şerh yazmıştır (İsmail Hakkı Bursevi Örneği Nuhbetü’l-Fiker Şerhi, Necmi Sarı, İstanbul: Ümmülkura, 2021). Ve her bir günün teravih namazının faziletlerini anlatan rivayeti naklederken gerekli ilmi hassasiyete riayet ederek söz konusu rivayeti temrîz sıgasiyla (ruviye/rivayet edilmiştir ki…) şeklinde[1] nakletmiştir. (Mecalisu’l-Va’z ve’t-Tezkîr, s. 88)

Not: Buraya kadar yazdıklarımız hakkında video dersler hazırlayıp T.A.M. Tasavvuf Araştırmaları Merkezi resmi Youtube kanalında yayınlanacaktır inşallah.  https://www.youtube.com/channel/UCwnj7V4oxk4DYhApVDCH9Qw

[1] – Temrîz Sigası:  “Temrîz” sözlükte hasta etmek, hastalıklı görmek manalarına gelir. Temrîz sigası kesin ve net olmayan rivayetleri nakletmekte kullanılır ve daha çok Hz. Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) ait olduğu kesin olarak bilinemeyen rivayetler nakledilirken kullanılmıştır. Örneğin “rivayet edilmişti ki…” “nakledilmiştir ki…” bunlardan bazılarıdır.

Yorum Alanı