SAFER AYI, UĞURSUZLUK, BELA ve MUSİBET- 2

30 Temmuz 2025 883

SAFER AYI, UĞURSUZLUK, BELA ve MUSİBET- 2 (Safer, 1447)

EHLİ SÜNNETE GÖRE SAFER AYI: DELİLLER- KAYNAKLAR- İSPATLAR

Safer ayına özel uğursuzluk, bela ve musibet var mıdır? Konusunun İslam diniyle/ şeriatla alakalı olduğunu ilk makalemizde belirtmiştik. Öyleyse ilk yapılması gereken İslam dininde Safer ayıyla alakalı Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetindeki bilgilere/ nasslara başvurmak olacaktır.

Kur’an-ı Kerim’de Safer ayıyla alakalı açık bir beyan, sarih bir ifade yoktur, sadece Tevbe suresi 37. Ayette haram ayların cahiliye döneminde yer değiştirilmesine (buna “nesi” denir) atıfla zımnen bahsi geçer. Sadece Peygamberimiz Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetinde Safer ayıyla ilgili -ehli sünnet ölçülerine göre- muteber hadis-i şerifler vardır. O halde bu konudaki hadis-i şerifleri hem rivayet yönünden hem de delalet ettikleri mana, ifade ettikleri anlam yönünden ehli sünnetin ilmi usülleri ve ölçülerine göre incelemek gerekir;

Muteber hadis kaynaklarındaki muteber rivayetlerde “safer” kelimesi şu rivayetlerde geçmektedir:

لَا عَدْوَى ‌وَلَا ‌صَفَرَ وَلَا هَامَةَ

Hz. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurdular: “Bulaşma yoktur, Safer yoktur, baykuşta uğursuzluk yoktur.” (Müslim, Selâm, 2220)

لَا عَدْوَى وَلَا طِيَرَةَ وَلَا هَامَةَ ‌وَلَا ‌صَفَرَ وَفِرَّ مِنَ الْمَجْذُومِ كَمَا تَفِرُّ مِنَ الْأَسَدِ

“Bulaşma ve kuşlarla uğursuzluk belirlemek, baykuş uğursuzluğu, Safer yoktur. Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç.” (Buhârî, Tıb, 5380; Müslim, Selâm, 2220)

لَا عَدْوَى، ‌وَلَا ‌صَفَرَ، وَلَا هَامَةَ، وَلَا نَوْءَ

“Bulaşma yoktur, Safer yoktur, baykuşta uğursuzluk ve yıldızların doğup batmasından dolayı yağmurun yağması yoktur.“ (Müsned-i Ahmed, c.15, s. 86, hadis 9165)

” لَا عَدْوَى، وَلَا صَفَرَ، وَلَا غُولَ”

“Bulaşma, Safer ve Gulyabani -denilen korkunç yaratık- yoktur.” (Müslim, Selâm, 2222; Müsned-i Ahmed, c.23, s. 322, hadis 15103). “Safer” lafzını içeren daha pek çok muteber hadis-i şerif vardır fakat bu kadarı konunun anlaşılması için yeterli olduğu için bu kadarla yetinmeyi tercih ettik.

Bu hadis-i şeriflerde geçen “safer” kelimesini İslam uleması birkaç şekilde izah/ tefsir etmişlerdir:

Birincisi: Safer, insan ve hayvanların midesinde ortaya çıktığına inanılan bir hastalıktır, ölüme sebep olur ve çok bulaşıcıdır.  (Buhari, Tıb, Babun la Safer ve Huve Daun Ye’huzu’l- Badne). Veya Safer, yılan benzeri bir kurtçuktur, parazittir, bulaştığı insanı ya da hayvanı öldürür, cahiliye Araplarına göre uyuz hastalığından daha bulaşıcıdır. İslam dini böyle batıl ve yanlış inançları iptal etmiştir.

İkincisi: Safer’den kasıt; Safer ayıdır. Bundan da murat; Allah’ın haram kıldığı haram ayların yerlerini değiştirip ertelemektir (nesî), nitekim Tevbe Suresi 37. ayette anlatılan “nesî” kelimesinin manası budur. Öyle yapmakla kâfirler(şeytan tarafından) büsbütün şaşırtılırlar. Cahiliye Arapları, haram oluşundan dolayı Muharrem ayını, Safer ayına ertelerler ikisinin yerini değiştirirlerdi (Muharrem ayını, Safer ayının yerine sayarlar) ve Muharrem’i bir yıl helal, bir yıl da haram kabul ederlerdi. Sünen-i Ebî Davud’da Saferin “nesî” ile ilgili olduğu İmam Mâlik’ten naklen şöyle aktarılmıştır: “İmam Mâlik’e لَا صَفَرَ “Safer yoktur” ibaresinin manası soruldu. O da şöyle dedi: Cahiliye devrinde Safer haram aylardan değildi ancak bu ayı bir yıl helal, bir yıl haram kabul ediyorlardı. Hz. Peygamber de (Sallallahu aleyhi ve sellem) bunu İslam dininde yasakladı.” (Ebû Dâvud, Tıb, 24.)

Üçüncüsü: Safer ayında cahiliye ehlinin zannettiği uğursuzluğun olmamasıdır. Bu izahlar içinde en tercih edilen bu izahtır: Safer kelimesinden kastedilen; Safer ayıdır. Çünkü cahiliye Arapları Safer ayının uğursuzluğuna inanırlardı. Oysa ay, gün gibi zaman dilimlerinin olaylara ve Allah Teala’nın takdirine bizzat zarar verme, bizatihi şer olma gibi hiçbir etki ve tesiri yoktur. Safer ayı da diğer aylar gibidir, bu yönüyle onlardan hiçbir farkı yoktur. Dolayısıyla Safer ayı da içerisinde hayır ve şerrin olduğu (takdir edildiği) diğer aylarla aynı durumdadır, diğerlerinden hiçbir farklı özelliği yoktur. Sünen-i Ebî Dâvûd’da لَا صَفَرَ “Safer yoktur” ifadesiyle Etbâu’t-tabiînin büyüklerinden Muhammed b. Râşid el-Huzâî’nin (v. 160) şu açıklaması yer almıştır: “Cahiliye ehli Safer ayını uğursuz kabul ediyorlardı. Bu nedenle Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) لَا صَفَرَ “Safer -ayında uğursuzluk- yoktur” buyurdu.” (Ebû Dâvud, Tıb 24) (Fethu’l- Bari, c. 10, s. 171; el-Mufhim Lima Eşkele Min Telhisi Kitabi Müslim, c. 5, s. 622)

Cahiliye devrinde Safer ayının uğursuz sayılmasının sebebi şöyle açıklanmıştır: O dönemin baskın özelliği; yol kesme, baskın yapma ve kabileler arası sürekli devam eden çatışmalarla geçen kavga ve savaşlarla dolu olmasıydı. Sürekli kavga ve çatışma içinde olan bölge halkı haram aylar girince 3 ay silah bırakıyor, savaşmıyordu. Devamlı kavgaya, çatışmaya alışmış kişiler için bu süre çok uzundu ve sabredilmesi çok zordu. Tevbe suresi 37. Ayette bildirildiği gibi haram ayların ilk ikisine zor sabrettikleri için üçüncüsünün yerini değiştiriyorlar ve böylece haram ayları kafalarına göre belirliyorlardı. Haram ayların bitmesiyle birlikte Safer ayı girince silahını alan kavga- dövüş için meydanlara dökülüyor, ortalık toz-duman ve kan revan içinde kalıyordu. Böyle bir kargaşaya insanların azgınlığı ve taşkınlığı sebep oluyordu ama bütün bunlar Safer ayında meydana geldiği için insanlar olan biteni Safer ayına izafe ederek Safer ayını bu yüzden uğursuz sayıyorlardı.

“Safer” kelimesini içeren bütün muteber hadis rivayetlerini incelediğimizde farklı farklı zamanlarda çeşitli münasebetlerle irad edilen/ söylenen bu hadis-i şeriflerin bağlamı (siyak ve sibakı) ve ifade ettiği genel- bütüncül anlam şudur: Bu hadis-i şeriflerde kullanılan ifadeler, Cahiliye döneminden kalma uğursuzluk gibi birtakım batıl ve yanlış inanışların İslam toplumundan tamamen temizlenmesi için irad edilmiş/ söylenmiş lafızlardır. Bu minvaldeki hadislerin yekûnu bu hedefe yöneliktir. Müslümanların İslam öncesi hayatlarına ait yanlış inanışları ortadan kaldırmak için irad edilmiştir, söylenmiştir, diyebiliriz. Onun için hadislerde geçen “Safer” kelimesinin “Safer ayında uğursuzluk yoktur” şeklinde izah, tefsir edilmesi tercihe en yakın ve en layık olduğu kanaatindeyiz. Aslında “Safer” kelimesine “mide- bağırsak kurtları” anlamı vermek ve böylece bu hadislerle parazitlerin varlığının reddedildiğini ileri sürmek ilmî gerçeklerle örtüşmeyecektir. Ancak cahiliye döneminde Araplar arasında Safer ayı ile ilgili anlayışlar ve inanışlar dikkate alındığında, bu yorumlardan “safer” kelimesine “Safer ayı” anlamının verilmesi daha isabetli görünmektedir. Dolayısıyla bu anlam tercih edilirse, “Safer yoktur” ifadesi ile hem nesî denilen haram ayların yerini değiştirmek reddedilmekte hem de bu ayla ilgili uğursuzluk telâkkileri iptal edilmektedir. Nitekim İslami gelenekte Safer ayını uğursuzluk ve bela ayı addetme zihniyetine itiraz kabilinde olsa gerek, bu aydan birçok yerde Saferu’l-hayr (Hayırlı Safer ayı) diye söz edilmiştir.[1]

İslam tarihi boyunca ehli sünnet ulema “Safer ayı hakkındaki hadis-i şerifler ehli sünnete göre doğru olarak nasıl anlaşılmalı” konusunu bütün detaylarıyla ele almışlar, incelemişler, senet ve metin üzerine yapılabilecek her türlü ilmi çalışmayı en ince detaylarına kadar ilmin hakkını vererek yerine getirmişlerdir. Muteber İslam ulemasından konuyla ilgili hadis-i şerifler hakkında müstakil eser yazan alimler de olmuştur; bunlardan birisi de Carulllah Muhammed İbni Fehd’ in (v. 954, rahimehullah) “Bulugu’l- Muna ve’z-Zafer fi Beyani la Adva ve la Tıyarate ve la Hamete ve la Safer” isimli eseridir (Mektebetu’r-Rüşd, Riyad, 1423/ 2001 yılında basılmıştır) Ayrıca hicri senenin ayları, günleri ve faziletleri hakkında yazılan müstakil eserlerde de “Safer ayı” hakkında özel bölümler açılmış ve Safer ayıyla ilgili bütün rivayetler ele alınarak en ince detayına kadar incelenmiştir. Bu muteber ve güvenilir kaynaklar da “Safer ayında herhangi bir uğursuzluk kesinlikle yoktur ve Safer ayı bela ve musibet ayı asla değildir” bilgisini kesin, net ve tartışmasız bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu muteber ve güvenilir kaynaklardan bazısı şunlardır: Letaifu’l- Mearif fima li Mevasimi’l- Ami mine’l- Vezaif, Hafız İbni Recep el-Hanbeli’ ye (v. 795, rahimehullah) aittir, Safer ayı hakkında en geniş malumat veren eserlerdendir; Ikdu’l-Durer ve’l-Leali fi Fadaili’ş-Şuhuri ve’l-Eyyami ve’l- Leyali, Ahmet ibni Ressam (v. 844, rahimehullah)

İmam-ı Rabbânî (kuddise sirruhu) hazretleri Mektubât’ta Safer ayıyla ilgili şöyle diyor:

“Hadis erbabının her ayın belirli günlerinin yasak günler olarak ispat ettiklerini ve bu konuda hadis naklettiklerini sorarak, bu konu hakkında ne yapmalıyız?” Demişsin. Bu fakirin babası şöyle anlatmıştır: Haremeyn’de şeyhayn lakabıyla anılan ve muhaddislerin büyüklerinden olan Şeyh Abdullah ve Şeyh Rahmetullah Hindistan’a geldiler. Ve “Bu hadisi Buhârî şârihi el-Kirmânî nakletmiştir, lakin zayıftır. Bu hususta sahih olan rivayet ‘Günler Allah’ın günleri ve kullar Allah’ın kullarıdır’ rivayetidir. Günlerin uğursuzluğu âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) doğumuyla kalkmış ve iptal olmuştur. Günlerin uğursuzluğu geçmiş ümmetlere nispetle idi.” Dediler. Bu fakir (İmam-ı Rabbânî) de bu görüş üzeredir. Cuma ve Ramazan günleri gibi fazileti Allah Teala ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından belirlenmediği sürece asla hiçbir günü diğerine tercih etmem.”[2]

Üstadımız rahmetli Mahmud Ustaosmanoğlu (kuddise sırruhu) Sıracu’l-Muttekın isimli Sahih Buhari’yi muhtasar ettiği kitabında Safer’le ilgili hadise şöyle bir açıklama yazmıştır: “Safer ayının hayra ve şerre tesiri yoktur.” (Sıracu’l-Muttekın, Sıraç Yayınevi, s. 156)

Artık binlerce muteber ehli sünnet alimin üzerinde yüzyıllardır en ince ayrıntısına kadar derinlemesine çalıştığı Safer ayı hakkındaki hadislerin hem senet olarak ilmi durumu hem de o hadislerde anlatılan- ifade edilen manalar en ince ayrıntısına kadar bütün boyutlarıyla enine- boyuna yeterli derecede, tam ve mükemmel olarak ortaya konmuştur ve muteber ehli sünnet kaynaklarda yerini almıştır.

Bu eşine benzerine az rastlanır ilmi gayret, rivayet ve dirayetle son noktası konularak üzerinde başka hiçbir söze, yeni bir yoruma ve yepyeni bir tevile asla gerek kalmayacak şekilde yüzyıllar önce halledilmiş, işi bitmiş, üzerinde nice allame-i cihanların söz birliği ettiği Safer ayı meselesi Müslümanların bu konuda bir şüphesi, bir tereddüdü kalmayacak kesin ve net bir şekilde ve tartışmasız olarak son noktası konmuştur. Ve böylece İslam’ın Safer ayındaki hakkındaki hükmü de kesin, net ve tartışmasız bir şekilde dini hükümler arasında yerini almıştır. Bu aynı zamanda bu hükme muhalif, zıt ve karşı olan her bir söyleme de zımnen (dolayısıyla) itirazları içermektedir; yani İslam’a göre Safer ayında uğursuzluk yoktur ve o aya özel bela ve musibetler de yoktur. Bu hükme muhalif herhangi bir söylemi dile getirenler, savunanlar ve “Safer ayı uğursuzluk ayıdır. Safer ayına özel olarak bela ve musibetler gelecektir onun için Safer ayında okunacak özel dualar vardır” diyenler ilk önce İslam’ın Safer ayı hakkındaki hükmünün hatalı, yanlış ve eksik olduğunu İslam’ a göre kabul edilebilir delillerle ispatlamaları gerekir. İslam Peygamberinin (Sallallahu aleyhi ve sellem) “Safer ayında uğursuzluk yoktur” beyanı varken buna karşı hangi delilleri ortaya koyacaklar? Gerçekten merak konusudur? Ya da “Safer ayında uğursuzluk yoktur” dedikten sonra yine de “Safer ayındaki uğursuzluklardan korunmak için şu şu dualar okunmalı” diyerek başıyla sonu çelişkili eşi benzeri görülmemiş şu garabeti mi savunacaklardır: “Safer ayına özel uğursuzluk, bela ve musibet yoktur ama Safer ayındaki uğursuzluklar için şu dualar okunmalı”!?

Ehli sünnete göre İslam dininde Safer ayı uğursuzluğu yoktur ve sadece Safer ayına ait bela ve musibet yoktur, gerçeğini kabul etmek aynı zamanda bu hükme karşı olan bütün söylemlere de ilmi ölçüler içinde cevap vermeyi, o görüşlerin tutarsız olduğunu ispat etmeyi de kapsar. Bir sonraki makalemizde bu konuları ele alarak “Safer ayı uğursuzdur, o aya özel bela ve musibetler vardır” söyleminin delilleri, kaynakları ehli sünnetin ilmi ölçülerine göre incelenecek ve konuyla ilgili soru ve itirazlara ilmi cevaplar verilecektir, inşallah.

[1] – Ayşe Esra Şahyar, Safer Ayına Dair Uğursuzluk Telâkkisi ve Kaynakları, Hadis Tetkikleri Dergisi, Yıl 2016, Cilt: 14, Sayı: 2, s.105 – 113.

[2] – İmam Rabbânî (Ahmed el-Fârûkî es-Serhendî), el-Mektûbât, Siraç Yayınevi, İstanbul I/236 (256. Mektup)

Yorum Alanı