Doğruları, Gerçekleri Gösteren Üç Kriter, 3 Ölçü, 3 Terazi-Mizan

12 Mayıs 2024 688

Doğruları, Gerçekleri Gösteren Üç Kriter, 3 Ölçü, 3 Terazi-Mizan

Bugüne kadar gelen süreçte kardeşlerimiz/ ihvanımız kendi aralarındaki birtakım görüş ayrılıklarını, bazı fikir ihtilaflarını kendilerine göre anlatarak, ortaya koyarak diğer kardeşlerini/ ihvanını henüz ikna edemedi, edemiyor ve görüş ayrılıkları, bazı ihtilaflı meseleler hala devam ediyor, diyelim…

Bundan sonra olan- bitenleri sağlıklı değerlendirmek için elimizde 3 tane çok önemli kriter, yolumuzu, gönlümüzü aydınlatacak 3 adet şaşmaz rehber ve ölçümüz olacaktır. Bu 3 ü 1 arada olan eşsiz benzersiz, şaşmaz- şaşırmaz teraziyi yine büyüklerimizin kendisi belirlemiştir. Şöyle ki, artık bugünden sonra birileri çıkar bir şeyler söyler veya bazı şeyler yaparsa bunların doğru, gerçek olup olmadığını anlamak için, hak-hakikate uyup uymadığını değerlendirmek için elimizde 3 adet terazimiz/ ölçümüz/ kriterimiz vardır:

  1. Ölçü/ Kriter: Yapılan şeyler, söylenen sözler şeriata uygun mu? Değil mi? Çünkü şeriatsız tarikat olmaz, buyurdu büyüklerimiz.
  2. Ölçü/ Kriter: Büyüklerin yoluna, usulüne (usülüne), üslubuna, teamülüne, adabına uyuyor mu? Uymuyor mu? Zira yol onların yolu, yolun söz sahibi de onlar. Tarikatta hangi şeyin nasıl olacağına, neyin hangi ölçülerde ne şekilde olmasını belirleyen, sınırlarını çizen büyüklerimizdir.

Doğrular, gerçekler, hakikatler usül, yöntem, sistem ve metotlar ile belirlenir, tespit ve tayin edilir. Usül, doğruyu, gerçeği, hakkı- hakikati bulmamızda bize yol gösteren kılavuzdur. Usüle uyanlar doğrudur, muteberdir, geçerlidir, kabul edilir, itiraz edilmesine mahal yoktur. Eğer bunlara itiraz edilecek olursa o itiraz geçersizdir, yersizdir, hükümsüzdür. Velakin usüle uy(a)mayan her ne şey varsa geçersizdir, itibar edilmez, dikkate alınacak bir değeri yoktur.

Kimin doğru görüşlü kimin yanlış olduğunu anlamamıza rehberlik eden de usuldür, mizandır. Kişilerin ortaya koyduğu görüşlerinin, fikirlerin, şahsi anlayışların, birtakım değerlendirmelerin, analizlerin, araştırma ve incelemelerin doğru veya yanlış olmasında da aynı durum geçerlidir yani kriter, ölçü, mizan yine usuldür, metottur, yol ve yordamdır.

“Usulsüz vusûl olmaz” Yani yöntem olmadan hedefe ulaşılmaz, gayeye erişilmez. Diğer bir ifade ile hiçbir usule/ yönteme uymadan, bir metodolojiyi, sistemi takip etmeden, uygulamadan hiçbir maksada, hedefe varılamaz, ulaşılamaz bilakis yarı yolda kalınır, tüm emekler, gayretler boşa gider.

Tasavvufta edeb- adab hakkında yazılan bütün kitaplar- risaleler tarikatların usül ve yöntemi hakkındadır. “Usulü-l Vusûl” Vasıl Olmanın Esasları, Mısırlı Muhammed Zeki İbrahim rahimehullah’ın kaleme aldığı tasavvufun esaslarını anlatan bir kitaptır (Kahire: Metbuatu ve Resaili-l Aşirati-l Muhammediyye, 2005)

Bu konuyla ilgili geniş ayrıntılar için ilgili makalemize bakabilirsiniz.[1]        Tasavvufta Usulsüz Vusûl Olmaz (mı?) – Tasavvuf   Araştırmaları Merkezi (tamtasavvuf.com)

  1. Ölçü/ Kriter:

Yüce Allah’ımızın inayeti, yardımı kiminle birlikte olacaktır? Rabbani muvaffakiyet kiminle beraber olacaktır? Allah Teala’ nın şaşmaz- şaşırmaz desteği, yol göstermesine kim mazhar olacaktır? Kısacası Allah Teala kime yardım ederse, kimlerin yolunu açarsa, işlerini kolaylaştırırsa, kimlerin yaptıklarına hayır, bereket, rahmet nasip ederse o kişiler doğru yolda demektir. Allah’ımız onların yaptıklarından, hizmetlerinden razı oluyor, demektir.

Bununla birlikte bu yolun sahibi büyüklerimiz kimi destekleyecek yani feyz, irşad görevini kime verecekler. Bu feyizli, bereketli, nurlu yolun hangi oluktan, kanaldan, kişiden akacağına -Allah Teala’nın izniyle- sadece onlar karar ver(ebil)ir. Onlar bu konuda kimi tercih ederlerse doğru yolda olan o tercihe mazhar olan kişilerdir. Efendi Babamız kuddise sırruhu Efendi hazretlerimize verdiği icazeti zahiren yırtmış gibi görünse de manevi olarak tercih ettiği Efendi hazretlerimiz kuddise sırruhu olmuş ve Nakşi- Müceddidi- Halidi nispeti yani irşad, terbiye ve feyzi kendisine verilmiştir. Bundan sonra da bu yol bu şekilde kıyamete kadar devam edecektir inşallah. Nakşibendi yolunun nurlu, feyizli, rabbani ve rahmani nispetini büyüklerimiz kime uygun görüp bağlarlarsa, verirlerse o nispet, irşad, tasarruf o kişiyle devam edecektir. Büyükleri yolu artık hayatta olan o kişilerle beraber yoluna devam edecektir, demektir.

Konuyla ilgili geniş açıklama videosu T.A.M. Tasavvuf Araştırmaları Merkezi’nin resmi Youtube sayfasında yayınlanacaktır inşallah.

Nasip neyse o olur” buyurdu Efendimiz sultanımız kuddise sırruhu o meşhur 2007 hastane videosunda.

Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler

T.A.M. Tasavvuf Araştırmaları Merkezi  

[1]Tasavvufta Usulsüz Vusûl Olmaz (mı?) – Tasavvuf Araştırmaları Merkezi (tamtasavvuf.com)

Yorum Alanı